eBenzin: Güncel sanattan alternatif medyaya, foto röportajdan günlük izlenimlere kadar geniş bir alanı kapsayan, peryodik olarak yayımlanan e-zine.
Teknik not: Şu anda eBenzin'in "çıplak" versiyonunu görüyorsunuz. Kullandığınız tarayıcı, Cascading Style Sheets (CSS) teknolojisini desteklemiyor ya da bu özellik iptal edilmiştir. Merak ediyorsanız, tavsiye ettiğimiz tarayıcı, tabii ki Mozilla Firexof'tur.

eBenzin.com, Sayı:3, 2007

Sergi: documenta 12

Kassel (16 Haziran – 23 Eylül)

100 günlüğüne kurulan çağdaş sanatlar müzesi, "en"lerin sahne aldığı mekan, avantgarde’ın mihenk taşı: documenta, kapılarını sanatçılara ve sanatseverlere, gezginlere ve meraklılara bu yıl 12. kez açıyor.

Çayırların üzerinde piknik yapanlar, gökyüzünde dalgalanan rengarenk bayraklar, kentin tüm café ve barlarını bir anda sanatçıların buluşma mekanlarına çevirenler. Kassel'da bugünlerde her şey sanatla iç içe. Peki ya Miami'deki Art Basel? Ya da Londra'daki Frieze Art? Üzgünüz! Diğer metropollerin ve gözde sanat mekanlarının pabucu, documenta süresince dama atılacak. Sanat dünyasının kalbi 2007 yazında Grimm Kardeşler'e, geleneksel ahşap evlere, Masal Güzergahı'na ve Eder Gölü'nün sakin sularına ev sahipliği yapan Kuzey Hessen'de atacak.

Dünyanın en önemli çağdaş sanat sergisi ve fuarı, sanat dünyasının buluşma noktası ve avantgarde sanatın mihenk taşı olan documenta kapılarını 100 günlüğüne tekrar (16 Haziran – 23 Eylül) açıyor. Haziranla birlikte Kuzey Hessen'de adeta bir sanat olağanüstü hali ilan edilecek: Sanat dünyasının önde gelen isimleri, örneğin "Young British Art" sanatçısı Tracey Emin ya da Leipzig Okulu'ndan kült ressam Neo Rauch Themse Nehri kıyısında ya da Miami Beach'te değil, Fulda Irmağı'nı çevreleyen doğa harikası çayırlarda gezinirken görülecekler.

Kassel'da sanatla ilgili faaliyetlerin tam ortasında, henüz buharı tüten bir fincan çay eşliğinde bu yılki documenta'nın kuratörü Roger M. Buergel'la buluşuyoruz. Kendisini Prusyalı olarak tanımlasa da onun Viyena sosuyla marine edilmiş Borusyalı olduğu söylenebilir. Sonuçta Berlin doğumlu Buergel Viyana'da yaşıyor. documenta'yı yaratmakla görevli bu sanat adamı, ilk bakışta son derece alçakgönüllü görünüyor. İkinci kez bakıldığındaysa ufku geniş bir insan karşımıza çıkıyor. Buergel, sadece Bergpark ve 285 metre rakımıyla Kassel'a hakim bir konumda tüm ihtişamıyla yükselen Wilhelmshöhe sarayını yeni documenta mekanları haline getirmekle yetinmiyor. Buergel'in isteği yepyeni bir geçici sergi salonu inşa etmek: Masalsı bir güzelliğe sahip Parkgrün'deki limonluğun önünde 12.000 metrekarelik geçici bir "Kristal Palas". 21. Yüzyıl sanatı, documenta'nın şehir içindeki geleneksel sergi mekanı Fridericianum'a ek olarak yeni ve değerli bir mekan kazanmış olacak.

documenta'nın ilk yıllarındaki dinginliğinden bugün bir iz yok. Ulusal Bahçe Fuarı'na ek olarak düşünülmüş bir sergi olarak planlanmış olduğundan da. Modern sanatın sergilenmesini amaçlayan bu girişim yurtiçinde ve dışında inanılmaz bir yankı yaratmıştı. 1955 yılında sanat profesörü tasarımcı Arnold Bode tarafından hayata geçirilen ve 650.000 ziyaretçi ağırlayan, sanat dünyasının zirvelerinden birini oluşturan ve Venedig Bienali'yle kıyaslanabilecek önemdeki bu fuar, Kuzey Hessen'daki metropolü, her 5 yılda bir, cesur prensin Uyuyan Güzel'i uyandırdığı gibi uyandırıyor. Ve Prenses gözlerini açıp ayağa kalktığında, Kassel da onunla coşuyor. Sanatın Woodstock'u olmayı çoktan başaran documenta, aynı zamanda kent ekonomisini hareketlendiren bir faktör. Kassellılar da zamanla sanat fuarını içselleştirmişler; 1999'dan beri kentlerinin ikinci ismi resmen "documenta şehri".

Medyanın ve galeri sahiplerinin bu yılki gözdesi kim olacak? "Would you like to participate in an artistic experience?" (Sanatsal bir deneyde yer almak ister misiniz?) sloganıyla yola çıkan Brezilyalı Ricardo Basbaum mu? Kassellı stajyerleriyle beraber, her biri 18 kilogram gelen 20 mavi beyaz metal havuzcuk hazırlayan Basbaum'un çelik konstrüksiyonları, Mexico City'den Dakar'a 13 kentlik uzun bir geziye çıkarak diplomatik bir işlev görecek. Yoksa başka isimler mi ön plana çıkacak? Örneğin, documenta'ya katılacaklarını şimdiden açıklayan (aslında yazılı olmayan ama sıkı sıkıya uyulan kurallara göre kimin katılacağını belirleme ayrıcalığı sadece o yılki sergi küratörünündür) Cosima von Bonin, Saadane Afif ya da Gerwald Rockenschaub gibi sanatçılar?

Şimdiden kesin olan bir şey varsa o da 12. documenta'nın sınırları aşacağı: Örneğin, 2002 yılında Leipzig'te bir sağırlar korosuyla Bach kantatları konseri vererek dikkatleri üstüne çeken Polonyalı maestro Artur Zmijewski sahne alacak. Daha da ilginci, İspanya yemekleri üzerinde yeni denemeler yapan ünlü aşçı Ferrán Adrià'nın katılımı olacak. Yemek eleştirmenlerince kimi zaman dünyanın en iyi aşçısı olarak nitelendirilen Adrià da kendi sınırlarını aşıyor. Katalan aşçı kısa bir süre önce büyük bir tasarım ödülü almıştı. Bu aynı zamanda documenta'nın, sanatın tüm anlamlarını kapsayan bir kavrama dönüştüğüne işaret eden bir sürprizdi. Sanatın iş, eğlence ve sansasyon arasında kalan bir sistemde sıkıştığını söyleyen documenta kuratörü Buergel, panzehir olarak "yüklü bedellerden kurtulmak için entelektüel Eros'u" tavsiye ediyor. Gerçekten de, Adrià'nın masalsı mönüsüne verilecek birkaç yüz Euro, örneğin Alman fotoğraf sanatçısı Andreas Gursky'nin bir eserine ödenecek para yanında devede kulak kalıyor. Ferran Adriàs, restoranı "El Bulli"yi bir sanat objesi olarak Kassel'a getiremeyeceği için Buergel üzgün. Ancak elbette, bu lezzet üstadının mutfağından yemekler tatmak mümkün olacağından yine de içi rahat.

Inken Herzig
Magasine Deutschland, Nisan / Mayıs 2007

> Documenta'da ana temalar (İng.)
> Documenta 12 Magazine (İng.)
> The Next Documenta Should be Curated by an Artist (İng.)

* * *

eBenzin'in notu: sanat ortamı için documenta, elbette önemli bir olay. Ancak anlaşılan sanat endüstrisi iyice kendini toparladı, medya ile uyumlu işbirliği sayesinde işin boyutları astronomik rakamlara ulaştı. Merak ettiğimiz bir kaç detay var, mesela "Grand Tour" meraklısı "sanatsever" Türkler kimlerdir? Günün birinde biz de gidebilecek miyiz böyle seyahatlara? Peki ister miyiz?